Düşüncelerimizi seçebiliriz. Ve seçtiğimiz her düşünce bizi bir yerlere götürür. O gideceğimiz yerler de ne hissedeceğimizi belirler.

Hemen bir örnekle inceleyelim: Diyelim ki dışarıda arkadaşınızla yürüyorsunuz ve bir yandan da sohbet ediyorsunuz. Yanınızdan çok hızlı bir araba geçiyor ve yüksek sesle müzik çalıyor. İçinizde öfke uyandığını fark ediyorsunuz. İşte tam bu anı donduralım ve olası senaryolara bakalım.

Birinci Senaryo: Bu öfkeyi bir düşünce takip etti. Belki “İnsanlar çok saygısız/kaba.” düşüncesi. Ardından arkadaşınıza dönüp az önceki sohbeti bırakıp bunu konuşmaya başladınız. Arkadaşınız da başka örnekler getirdi, karşılıklı olarak bu duyguyu ve düşünceyi büyüttünüz. Hatta günün devamında, nedense hep insanların saygısızlığı ve kabalığıyla ilgili olayları, durumları daha fazla fark ettiniz. Öfke ve bu düşünceler gün boyu beslendi ve devam etti. 

İkinci Senaryo: Bu senaryonun da başı ilkiyle aynı. Öfke uyandı. Bu öfkeye yine aynı düşünce eşlik etti: “İnsanlar çok saygısız/kaba”. Ama bu kez farklı bir şey oldu. Siz o anda nasıl bir yola girmek üzere olduğunuzu fark ettiniz. Öfke duygusunu reddetmeden, aklınızdan geçen düşünceyi de kabul ederek… Çünkü yaşadığınız durum için bu duygu ve düşüncenin uyanması gayet normal.

Ama bu kez içinizde şöyle bir şey oldu:

“Bu ses beni rahatsız etti. İçimde öfke uyandı. İnsanların kaba ve saygısız olduğu düşüncesini de fark ediyorum. Bu düşüncenin ve hissettiğim yoğun öfkenin normal olduğunu biliyorum. Bununla birlikte bu öfkenin ve bu düşüncenin, olmuş bitmiş ve üzerinde hiçbir kontrolüm olmayan bu olaya bir etkisi olmadığının da farkındayım. Şimdi bir seçim yapacağım. Birkaç derin nefes alacağım. Arkadaşıma dönecek ve sohbetimize kaldığımız yerden devam edeceğim.”

Bakın, bu küçük örnekte bir tetiklenme anında neyi seçeceğimizi belirledik. Ve bu küçücük an, o gün nasıl hissedeceğimizin yönünü tamamen değiştirebildi.

İşte mindfulness’ın gerçek yaşama etkisi böyledir. Mindfulness pratiği yapmak, zihnin doğasını anlamayı, otomatik tepkileri fark etmeyi, uyaran ve tepki arasındaki boşluğu görebilmeyi ve tepki yerine yanıt vererek gücünüzü kendinizde tutabilmeyi sağlar.

Mindfulness’ı geliştirdiğinizde, bu bir pratik olmaktan çıkar ve yaşam becerisine dönüşür. Siz, pratiklerin içinde zihin her gezindiğinde onu tekrar tekrar ana geri getirdikçe; andaki deneyimleri (duygu, düşünce, bedensel his) gözlemledikçe, bir süre sonra bunlar alışkanlık olur, pratikten çıkar ve hayatınıza yayılır.

Ve siz de yavaş yavaş gerçeğe, aslolana, kendi deneyiminize, dünyayla nasıl ilişki kurduğunuza uyanmaya başlarsınız.

Ve bu uyanışla fark edersiniz ki her farkındalık anı bir seçim anıdır. 

Her farkındalık anı, kendimiz ve diğerlerinin iyiliği, sağlığı, refahı için bilgelik ve şefkat dolu seçimler yapma anıdır. Her farkındalık anı biraz daha büyüme, biraz daha kabul, biraz daha bırakma anıdır. 

Hiç şüpheniz olmasın ki bu güç hepimizin içinde var.

Sevgiler
Merve

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yenilik ve etkinliklerden haberdar olmak için;