Farkında Yeme (Mindful Eating) Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Yemekle ilişkimiz beden ve ruh sağlığımız hakkında çok şey söyler. Günümüzde çoğu insan bu ilişkiyle ilgili bir noktada zorlanır: Az ya da çok yemek, yanlış zamanda yemek, sağlıksız yiyeceklere düşkün olmak. Zihinlerimiz, tüm bunların bedene, sağlığına ve onun görüntüsüne etkileriyle meşguldür.
Peki bu kadar gündelik ama derin bir ilişkiye biraz daha yakından baksak acaba neler fark ederdik?
Önümüzde bir tabak yiyecek olduğunu varsayalım. Bu yiyecek bir anda tabağımızda belirmedi aslında. Onun ardında bir hikaye var. Diyelim ki tabakta sebzeler var; her birinin ardında pek çok insanın emeği bulunur. Birileri toprağı hazırladı, ekti, suladı, güneş almasını sağladı, otlarını ayıkladı, olgunlaştığında topladı. Başkaları taşıdı, olduğumuz yere ulaştırdı. Şimdi o emek dolu yiyecekler tabağımızda, orada yemeye hazır duruyorlar.
Düşünceleri Seçerek Yaşamak
Düşüncelerimizi seçebiliriz. Ve seçtiğimiz her düşünce bizi bir yerlere götürür. O gideceğimiz yerler de ne hissedeceğimizi belirler.
Hemen bir örnekle inceleyelim: Diyelim ki dışarıda arkadaşınızla yürüyorsunuz ve bir yandan da sohbet ediyorsunuz. Yanınızdan çok hızlı bir araba geçiyor ve yüksek sesle müzik çalıyor. İçinizde öfke uyandığını fark ediyorsunuz. İşte tam bu anı donduralım ve olası senaryolara bakalım.
Birinci Senaryo: Bu öfkeyi bir düşünce takip etti. Belki “İnsanlar çok saygısız/kaba.” düşüncesi. Ardından arkadaşınıza dönüp az önceki sohbeti bırakıp bunu konuşmaya başladınız. Arkadaşınız da başka örnekler getirdi, karşılıklı olarak bu duyguyu ve düşünceyi büyüttünüz. Hatta günün devamında, nedense hep insanların saygısızlığı ve kabalığıyla ilgili olayları, durumları daha fazla fark ettiniz. Öfke ve bu düşünceler gün boyu beslendi ve devam etti.
İletişimde Mindfulness 50:50 Pratiği
Otomatik pilota sıklıkla geçtiğimiz, duygular ve düşüncelerle savrulduğumuz ve tepkiselliğin arttığı zamanların biri de iletişim anlarıdır.
Mindfulness bu konuda da bize pratik araçlar sunar. Bu araçlardan biriyle tanışmadan önce Farkında İletişim’in ilkelerine bakalım hadi:
1) Kişi Yerine Davranış ve Duyguya Odaklanmak
Çoğu insan stresli bir iletişim anında genellikle fark etmeden suçlayıcı ya da tetikleyici bir dil kullanır. Bu iletişim tarzı karşı tarafı sakinlik ve çözüm alanında tutmaktansa savunma tepkilerine yönlendirir.
Önce Bedenden Başla
Otomatik pilottan uyanmak, dağınık zihni şimdiye ve buraya dönmeye alıştırmak için her zaman önce bedenden başlarız. Bu nedenle beden taraması zamanla en temel mindfulness pratiklerinden biri haline gelmiştir.
Bakın bir mindfulness öğrencisi beden taraması ile ilk tanıştığı zamanlardan nasıl bahsediyor:
“İlk birkaç gün boyunca ne yaptığımdan emin değildim ve uygulamayı üzerimde bir yük gibi hissediyordum. Beden taramasını dinlerken başka düşüncelere dalar ve daha sonra doğru yapıp yapmadığım konusunda endişelenirdim. Zihnim oradan oraya geziniyordu. Sanırım onu durdurmak için çok uğraştım.
Meditasyon Yapmak Beyni Nasıl Değiştiriyor?
New York’un kalabalık ve hareketli sokaklarının hemen yakınında yer alan bir laboratuvarda, sakin bir ses tonuyla konuşan bir nörobilimci, meditasyonun köklü sırlarını anlamak için Tibetli Budist rahipleri bir beyin tarayıcı cihazına yönlendiriyor.
Bu sıra dışı araştırma, sadece huzurlu bir yaşamın anahtarlarını keşfetmekle kalmayıp, aynı zamanda insan beyninin işleyişine dair daha derin bir anlayış geliştirmeyi ve Alzheimer gibi karmaşık hastalıklara ışık tutmayı amaçlıyor.
New York Üniversitesi’nde araştırma bilimcisi ve yardımcı profesör olan Zoran Josipovic, meditasyon sırasında beyinlerin nasıl bir yeniden yapılanma sürecine girdiğini anlamak üzere çalıştığını belirtiyor.
Her Yeri Deriyle Kaplayan Adam
Bir zamanlar Tibet’te her yere çıplak ayakla giden bir adam yaşarmış. Ayakları kesikler içinde kalır, canı çok yanarmış. Adam bir sabah heyecanla uyanmış ve şöyle demiş:
“Sonunda ne yapacağımı buldum. Adım atacağım her yeri önce deriyle kaplarsam ayaklarım bir daha acımaz!”
Muhtemelen “E adam bir acayipmiş. Ayağına ayakkabı giyse daha mantıklı olmaz mı?” diyorsunuz.
Biz de fark etmeden hayatta aynı şeyi yapıyoruz aslında. Aklımızı ve kalbimizi koruyup kollayacak formüllere dönmek yerine mütemadiyen dış dünyayı suçlayarak, şartları, insanları, olayları değiştirmeye çalışarak kendimizi tüketiyoruz. Yaygın bir yanılgı olan “bir gün uygun şartlar bir araya gelecek ve ben o zaman gerçekten mutlu olacağım” düşüncesine fazlaca bel bağlıyoruz.
Belirsizliklerin Ortasında Huzur Bulmak
“Bu gidişat çok kötü gidişat efendim”
Geçenlerde izlediğim bir videoda -muhtemelen çoğunuz izledi- böyle bir cümle vardı. Çoğunluğun hislerinin tek cümle özeti gibi. Yaşı büyük olanlar için ilk olmasa da yaşı küçük olanlar için ilk kez karşılaştıkları ‘değişik’ zamanlardayız.
Pek tabi herkes hayatında belirsizliğin, karmaşanın ve zorlukların arttığı ‘değişik’ zamanlar yaşar. Yaşamın doğası bu. Bir şeyler karışır sonra düzene girer, sonra tekrar karışır tekrar düzene girer. Ve her değişiklik kendi zorluklarıyla gelir. İşten ayrılmak, iş değiştirmek, bir ilişkini bitmesi veya boşanmak, kayıplar, yas gibi zor olduğu kilometrelerce öteden anlaşılanların yanında, yeni okula-işe başlamak, aşık olmak, evlenmek, bebek sahibi olmak gibi mutlu değişimlerin bile zorlukları vardır.
Mindfulness ile Şefkati ve Duygusal Dayanıklılığı Artırmak
Live to Bloom Ropörtajı
Mindfulness ve Öz-Şefkat Eğitmeni Merve Karakuş‘a, ülke ve dünya gündemi bir anda ele geçirebilen kötü haberler karşısında olumsuz duygularımızı ve stresimizi nasıl kontrol altında tutabileceğimizi sorduk. Duygusal dayanıklılığı arttırmak ve gerçek anlamıyla şefkati beslemek için önerilerde bulunan Merve kendimizi her kötü hissettiğimizde uygulayabileceğimiz pratik bir mindfulness pratiğini de paylaştı.
Destekleyen İç Ses Nasıl Geliştirilir?
Bizi frenleyen ve utanç hissettiren eleştirel iç ses yerine daha yumuşak ve destekleyen iç ses nasıl geliştirilir?
- “Yine yapamadım”
- “Ben kötü bir anneyim”
- “Asla başaramayacağım”
İçimizdeki eleştirel sesin söylediği cümlelerden birkaçı. Hepimizin içinde olan, özellikle bir şeylerin ters gittiğini düşündüğünde konuşan eleştirel ses.
Başkası bize söylese muhtemelen ufak bir sinir krizi geçireceğimiz, acımasız ve kırıcı bulacağımız bu cümleleri kendimize söylemekte genelde çekinmiyoruz. Peki neden?
Yaşamdan Mindfulness ile Keyif Almak
Mindfulness şimdiki ana yumuşakça dikkat etmek, fark edilenleri aceleyle yargılamadan karşılamak, otomatik pilottan tepkiler vermek yerine bilinçli, farkında, kendi seçtiğimiz yanıtları vermek demek. Kendi içimizde takınacağımız tutumu, tavrı seçmek! İki unsur aynı sürecin içinde; “yumuşak dikkat” ve “tutum/tavır/yanıt”. Peki yaşamdan mindfulness ile keyif alınabileceğini biliyor musunuz?











